10 Eylül 2012

İran Sineması ve İzlenmesi Gereken İran Filmleri


İran Sineması, birçok uluslararası festivalden ödülle döndükten sonra son yıllarda (bir bakıma) sessizliğe bürünmüştü. Ancak, Jodaeiye Nader az Simin (Bir Ayrılık) filminin 2012 yılında en iyi yabancı film dalında Oscar kazanması üzerine tekrar gündemdeki yerini aldı.

1979’daki İslam Devrimi’nden sonra kendine has anlatım üslubunu geliştirerek birçok nitelikli eser vermeyi sürdüren İran Sineması özellikle 1990’larda büyük yükseliş kaydetti. İran Sineması, Abbas Kiyarüstemi (Kiarostami) başta olmak üzere, Muhsin Makhmalbaf, Mecid Mecidi, Cafer Panahi, Asghar Farhadi… gibi birçok “iyi” sinemacının eserleriyle hem sağlam bir kimlik oluşturdu hem de uluslararası çapta ödüller kazanarak kendini tanıttı. Sembolik anlatımın arka planında, halkın yaşamının dramatik ve gerçekçi bir üslupla başarılı bir şekilde yansıtılması, çocukların filmlerin merkezine samimi bir biçimde oturtulması ve iyi (içten, samimi, gerçekçi) senaryolar kullanılması İran Sineması’nın en belirgin özellikleri olarak öne çıkıyor.

Doğu komşumuzun filmleri ülkemizde de oldukça beğenilmekte. Ayrıca birçok sinemacımızın da bu ekolden etkilendiği biliniyor. Bununla birlikte, toplumdaki genel “İran” algısının etkisiyle bu sinemaya ön yargılı yaklaşan bir kesimin var olduğunu da görmekteyiz. Bu seçki hem İran Sinemasıyla henüz tanışmamış olanlar hem de daha fazla eser izlemek isteyen sinemaseverler için. İyi seyirler…

*****

Bacheha-Ye Aseman (Children of Heaven) [1997]

Cennetin Çocukları: Mecid Mecidi (Majid Majidi)’nin bence en iyi filmi. İki küçük kardeşin çok iyi kurgulanıp anlatılmış sıcacık hikâyesi. Oscar’a aday olarak büyük ilgi çekmiştir. Şiddetle tavsiye ederim.

*****

Nema-ye Nazdik (Close-Up) [1990]

Yakın Plan: Abbas Kiyarüstemi(Kiarostami)’nin en ünlü filmi. Uluslararası mecrada şöhretini iyice yaymasını sağlayan film gerçek ile kurgunun ustaca harmanlanması ile birlikte yarı-belgesel tarzda bir görüntü vermektedir. Hikâyesi gerçek olaylara dayanan Yakın Plan, oyuncuların aslında kendilerini canlandırmaları ve farklı tarzıyla dikkat çekiyor.

*****

Takhte Siah (The Blackboard/Blackboards) [2000]

Kara Tahta: Sırtlarındaki kara tahtalar ile İran’ın dağlık bölgelerindeki çocuklara okuma yazma öğretebilmek için gezen öğretmenlerin hikâyelerinin anlatıldığı bir filmin yönetmeni Muhsin Makhmalbaf’ın kızı Samira Makhmalbaf’tır. Çoğunlukla yerel halkın oyuncu olarak kullanıldığı film Cannes başta olmak üzere birçok festivalden önemli ödüllerle döndü.

*****

Rang-e khoda (The Color of Paradise) [1999]

Cennetin Rengi: Mecid Mecidi’nin, görme engelli öksüz bir çocuğun engelliler okulunun tatile girmesiyle köyde yaşayan babası, ninesi ve kız kardeşlerinin yanına gitmesini ve sonrasında yaşananları sade bir dille anlattığı filmi. İzleyin pişman olmazsınız.

*****

Ta'm e Guilass (Taste of Cherry) [1997]

Kirazın Tadı: Abbas Kiyarüstemi’nin Cannes’da Altın Palmiye kazanan ünlü filmi. Arabasıyla dolaşarak yolda gördüğü kişileri kendini bir mezara gömmeye ikna etmeye çalışan bir adamın konu edildiği filmin arka planında İran resmedilirken, yaşam ve ölüm tartışması da yoğun bir anlatımla seyirciye aktarılmaktadır.

*****

Jodaeiye Nader az Simin (A Separation) [2011]

Bir Ayrılık: Asghar Farhadi’nin yönettiği ve En İyi Yabancı Film Oscar’ı başta olmak üzere birçok uluslararası ödül kazanan film. Nadir ve Simin’in boşanma sürecini anlatan film ilerledikçe hikayesinin zenginleşmesi ve başarılı oyunculuklarıyla övgüyü hak ediyor.

*****

Safar-e Ghandehar (Kandahar) [2001]

Ayın Ardındaki Güneş: Kandahar: Muhsin Makhmalbaf’ın yönettiği film Afganistan’dan kaçarak Kanada’da yaşamaya başlayan bir gazeteci kadının orada bıraktığı kız kardeşinden aldığı mektup üzerine Kandahar’a yaptığı yolculuğu anlatıyor. Film gerçek olaylara dayanıyor. Cannes’da gösterilen film 11 Eylül saldırıları sonrasında bölgeyi tanımak isteyenlerin ilgisiyle önem kazandı.

*****

Offside (2006)

Cafer (Jafar) Panahi’nin yönettiği film, kadınların stadyumda erkeklerle birlikte maç seyretmesinin yasak olduğu İran’da, futbol milli takımının 2006 Dünya Kupası’na kalıp kalmayacağının netleşeceği eleme maçını statta izlemek isteyen kadınların stadyuma erkek kılığında girmeye çalışmasını konu alıyor. Olumlu eleştiriler alan film, Berlin Film Festival’inden ödülle dönmeyi başardı.

*****

Lakposhtha Parvaz Mikonand (Turtles Can Fly) [2004]

Kaplumbağalar da Uçar: Bahman Ghobadi’nin yönettiği film, Saddam Hüseyin döneminden sonra Irak -Türkiye sınırındaki bir mülteci kampında tehlikeli mayın tarlalarındaki mayınları toplayıp satarak para kazanmaya çalışan çocukların yaşamlarını merkezine alıyor. Savaşların çocukları nasıl etkilediği çok çarpıcı bir anlatımla seyirciye sunulmakta.

*****

Bad Ma Ra Khahad Bord (The Wind Will Carry Us) [1999]

Rüzgar Bizi Sürükleyecek: Abbas Kiyarüstemi’nin yönettiği film, özgün ve yerel bir cenaze töreninin ritüellerini çekmeyi planlayan bir televizyon ekibinin İran'daki bir dağ köyüne gelmesi ve oradaki halktan asıl niyetlerini gizleyerek çok hasta durumda bulunan yaşlı bir kadının kısa süre içerisinde ölmesini beklemeye başlamasını konu alıyor.

*****

Avaze Gonjeshk-ha (The Song of Sparrows) [2008]

Serçelerin Şarkısı: Mecid Mecidi’nin yönetmenliği üstlendiği film, bir devekuşu çiftliğinde çalışırken işsiz kalan ve kızının bozulan işitme cihazını alabilmek için bu kez Tahran’a giderek çalışmaya başlayan Kerim’in hikayesi anlatılıyor. Yine sanki çok yakınlarımızda geçen bir olayı sunuyor Mecidi, o kadar içten o kadar samimi.

*****

Talaye Sorkh (Crimson Gold) [2003]

Kanlı Altın: Yönetmenliğini Cafer Panahi’nin senaristliğini ise Abbas Kiyarüstemi’nin üstlendiği film bir pizza satıcısı olan Hüseyin’in kuyumcudan evliliği için altın almak istemesi ve sonrasında kendisine yapılan muamele sonrası işlerin çetrefilleşmesi sondan başa dönülerek anlatılıyor. İran’da yasaklanan film Cannes’dan ödülle döndü.

*****

Darbareye Elly (About Elly) [2009]

Elly Hakkında: Berlin Film Festivali’nden en iyi yönetmen ödülünü kazandığı filmde Asghar Farhadi, farklı İranlı ailelerin yolculukları üzerinden orta sınıfın gözlemlenmesine odaklanıyor.

*****

Zamani Baraye Masti Asbha (A Time for Drunken Horses) [2000]

Sarhoş Atlar Zamanı: Bahman Ghobadi'nin ilk uzun metraj filmi olma özelliğini taşıyan film yönetmene Cannes’da en iyi ilk film (altın kamera) ödülünü getirdi. İran-Irak sınırındaki bir köyde anne ve babasını kaybetmiş üç kardeşin zorluklarla dolu hayatını ve sınır kaçakçılığını çarpıcı bir gerçekçilikle anlatmayı başarıyor.

*****

Hamoun (1990)

Dariush Mehrjui’nin yönettiği film İran sinemasında farklı bir yere sahip. Psikolojik öğeleri yoğun olan filmde orta üst sınıfa mensup ana karakter Hamid Hamoun’un eşiyle boşanma sürecinde yaşadıkları anlatılıyor. İran Sineması’ndan farklı bir tür izlemek isteyenler için.

*****
Diğerleri:

Badkonake Sefid (The White Balloon) [1995] - Yönetmen: Cafer Panahi
Zendegi va Digar Hich (Life, and Nothing More) [1992] - Yönetmen: Abbas Kiyarüstemi
Baran (2001) - Yönetmen: Mecid Mecidi
Dayereh (The Circle) [2000] - Yönetmen: Cafer Panahi
Khane-ye Doust Kodjast? (Where is the Friend's Home?) [1987] - Yönetmen: Abbas Kiyarüstemi

7 yorum:

  1. Kertenkele rıza da olmalı listede

    YanıtlaSil
  2. Allah yakındır filmi de olmalı

    YanıtlaSil
  3. ŞEYDA,,,,
    ALTIN VE BAKIR FİLMLERİ DE MUTLAKA İZLENMELİ

    YanıtlaSil
  4. iran sineması çok başka..

    YanıtlaSil
  5. kertenkele rızayı izlemeli mutlaka :)

    YanıtlaSil

Sayfayı Paylaş

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

Ara

Powered by Blogger.
Bumerang - Yazarkafe
Copyright © Sinema Eleştirmeni | Powered by Blogger
Design by SimpleWpThemes | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com