6 Kasım 2012

En İyi Hapishane Filmleri

Ecnebilerin suç (crime) filmi olarak adlandırdığı bizim ise polisiye demeyi sevdiğimiz film türü oldukça popülerdir. Karmaşık cinayet yahut hırsızlık vakalarının zekice çözüldüğü ya da eli kanlı gangsterlerin korku saçtığı filmlerdir bunlar. Bu aslında suç ve suçlunun filmlerdeki ilk bölümüdür. İkinci bölümü ise yine çok sevilen mahkeme temalı filmlerdir ve burada uzun ve sancılı geçen yargılama süreçleri heyecanlı bir şekilde aktarılır seyirciye. Üçüncü bölümde ise sanıklar artık hükümlü olmuş ve hapishanelerde cezalarını çekmeye başlamıştır. Bu yazının konusunu belirttiğim üçüncü bölüm oluşturuyor. (Tabii bir de hapisten çıkan ve artık eski işlerine tövbe etmek isteyen eski suçluların hayatlarının girdiği dördüncü bölüm vardır ki en ünlüsü “Carlito’s Way”dir)

Hapishane temalı filmlerin neden çok ilgi çektiğiyle ilgili psikolojik ve sosyolojik çıkarımlar var ama ben olayın o yönüne girmeden filmleri sıralayacağım. Filmlerin bazıları tamamiyle hapishanede geçerken bazılarının ise hapishane sahneleri filmin tamamına yayılmasa da kilit öneme sahip olmasıyla listeye girdi. İyi seyirler…

*****

Le Trou (The Hole-Delik) (1960)

Yönetmenliğini Jacques Becker’in üstlendiği film bir kitap uyarlaması ve La Santé Hapishanesinden 1947 yılındaki bir kaçış öyküsünü anlatıyor. Filmin önemli bir özelliği de amatör oyuncuların (ve hatta bizzat bu kaçışta yer alan bir mahkumun da) filmde rol alması.

*****


The Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli) (1994)

Stephen King’in bir öyküsünden Frank Darabont tarafından sinemaya uyarlanan yapım Akademi görmezden gelse de gelmiş geçmiş en iyi filmlerden birisi olarak gösteriliyor. Tim Robbins ve Morgan Freeman’ın başrolünde olduğu film özellikle müthiş finaliyle hafızalara kazınmış durumda.

*****


 Escape from Alcatraz (Alkatraz’dan Kaçış) (1979)

Don Siegel ve Clint Eastwood işbirliğinde çekilen beşinci ve son filmin senaryosu gerçek olaylara dayanıyor. Kaçılmasının imkansız oluşuyla ünlü Alkatraz Adası Hapishanesi’nin façasını bozan kaçış hikayesi oldukça başarılı bir şekilde ele alınıyor. Danny Glover’ın da beyaz perdede arz-ı endam ettiği ilk filmdir ayrıca.

 *****


R (2010)

Michael Noer ve Tobias Lindholm ‘ün yönetmenliğini üstlendiği Danimarka filmi. Birçok uluslar arası festivalde ödül ve adaylık kazanan film yapısı ve hikayesi itibariyle Un Prophete’i andırsa da örgüsü ve anlatımıyla ayrılıyor. Ülkemizde !f İstanbul kapsamında 2011 yılında gösterilmişti. 

  *****

Das Experiment (Deney) (2001)

Bir hapishanede geçmeyen hapishane filmi nasıl olur derseniz bu kült Alman filmine göz atabilirsiniz. İnsan psikolojisi ve sosyolojik faktörlerle ilgili bir deney için uzmanlar gözetimde bulunan bir grubun rastlantısal olarak ikiye ayrılarak mahkûm ve gardiyan olarak görevlendirilmesiyle başlayan film, deneyde yer alan deneklerin rollerini “aşırı” biçimde benimsemesiyle çok farklı bir gidişata savruluyor. Hollywood’un da uyarlama yaparak kayıtsız kalamadığı film kesinlikle izlenmesi gereken bir başyapıt.

  *****

Dead Man Walking (Ölüm Yolunda) (1995)

Tim Robbins’in (Esaretin Bedeli’nden sonra) bu defa yönetmen koltuğunda olduğu filmin başrollerinde Sean Penn ve Susan Sarandon var. İdam mahkumu ile bir rahibenin mektuplaşmaları üzerine inşa edilen film adını idam mahkumlarının cezalarının infaz edilmeye götürüldüğü son yürüyüşlerinden alıyor.

  *****


Papillon (Kelebek) (1973)

Tüm zamanların en iyilerinden birisi olarak gösterilen filmin başrollerinde iki dev oyuncu var: Dustin Hoffman ve Steve McQueen. Gerçek olaylara dayalı senaryosu ve başroldeki ikilinin hapishaneden kaçmak için sonuna kadar ettikleri mücadelenin başarılı bir şekilde resmedilmesiyle kült statüsüne yerleşmeyi başarmıştır.

  *****


Hunger (Açlık) (2008)

Steve McQueen’in (ABD’li ünlü oyuncu değil İngiliz sinemacı) ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi olan film gösterime girmesiyle büyük ilgi çekti. IRA’nın yaptığı sansasyonel hapishane eylemlerinin anlatan film açlık grevine katılan Bobby Sands’in gerçek hayat hikayesinden uyarlama. Başroldeki Michael Fassbender’in film için bir deri bir kemiğe döndüğü sahneler The Machinist’teki Christian Bale görüntüleri gibi zihinlere kazındı.

  *****

Birdman of Alcatraz (Alkatraz Kuşçusu) (1962)

Cinayet nedeniyle müebbet hapse mahkum olan Robert Stroud’un Alkatraz Hapishane’sindeki gerçek yaşam hikayesinden uyarlana film oldukça etkileyici bir anlatıma sahip. Müebbet hapse mahkum olup tüm yaşamdan umudunu kesmiş bir mahkumun nasıl bir kuşbilimciye dönüştüğünü anlatan filmde John Frankenheimer yönetmen koltuğunda. Burt Lancaster ve Karl Malden da başrollerde.

  *****

Cool Hand Luke (Parmaklıklar Ardında) (1967)

Aynı adlı romandan uyarlama film Paul Newman ve George Kennedy’nin müthiş oyunculukları ve başarılı senaryosuyla en iyi filmler listelerine girmeyi başaran yapımlardan. Unutulmaz birçok sahne (en başta yumurta yeme sahnesi tabii) barındıran film Luke’un otoriteye başkaldırısı ve firar girişimleriyle hatırlanıyor.

  *****


Celda 211 (Hücre 211) (2009)

Son dönemin en başarılı ve ses getiren İspanyol filmlerinden olan Hücre 211, hapishanedeki ilk iş gününde birden mahkum isyanının ortasında kalan gardiyanın mahkumlardan birisiymiş gibi davranarak kurtulmaya çalışması ve isyanın gelişimiyle tüm gidişatın çok farklı noktalara yönelmesini anlatıyor. Otorite ile mahkum ilişkisini çok başarılı bir şekilde yansıtan film şok edici sonuyla unutulmazlar arasına giriyor.

  *****


Un Prophete (Yeraltı Peygamberi) (2009)

Henüz 19 yaşındayken hapse giren ve okuma yazma dahi bilmeyen mahkumun çevresindeki güç gruplarına dahil olarak adım adım yükselmesini konu ediyor. Gerçek olaylara dayanan senaryosu ve iyi yönetmenliğiyle filmin içine bir anda girebiliyorsunuz. Cannes’dan ödül alan Fransa yapımı film Oscar’a da aday olmuştu.

  *****


Kiss of the Spider Woman (Örümcek Kadının Öpücüğü) (1985) 

Filmin ismine bakarak bir süper kahraman filmi bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir zira filmin o türle uzaktan yakından bir ilgisi yok. Brezilya’daki bir hapishanede geçen film siyasi bir suçlu ile ondan gizlice bilgi alması için hapishane yönetimi tarafından kullanılan eşcinsel bir mahkumun hikayesi anlatılıyor. Zorlu hapishane koşulları ve işkenceler, siyasi mesajla yüklü çok farklı bir anlatım diliyle aktarılıyor. Yönetmen Brezilyalı Héctor Babenco, başrol oyuncuları William Hurt ve Raúl Juliá.

  *****


Duvar (1983)

Yılmaz Güney’in son filmi. Ankara’da cezaevinde çıkan bir isyanı konu alan film gerçek olaylardan yola çıkılarak çekildi. Oldukça zor şartlar altında çekimleri tamamlanan filmde ünlü oyuncu Tuncel Kurtiz rol alıyor ancak diğer oyuncular amatör. Çarpıcı bir anlatımla çocuk koğuşunda çıkan isyanın arka planını ve gelişimini yansıtan film yasaklı eserlerden.

  *****


Carandiru (2003)

Héctor Babenco’nun gerçek olaylara ve anılara dayanan bir kitaptan uyarladığı yapım, filmle aynı ismi taşıyan Brezilya hapishanesinde çıkan ve 111 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan olayları konu ediyor. Amatör oyunculardan kurulu kadrosuyla oldukça gerçekçi bir atmosfer yaratmayı başarıyor. Cannes’da büyük ödüle aday olmuştu.

  *****


American History X (Geçmişin Gölgesinde) (1998)

Edward Norton’ın olağanüstü performansıyla ününe ün kattığı ırkçılık karşıtı en önemli filmlerden. Neo-nazi örgütün azılı bir üyesinin sokakta bir Afro-Amerikalı’yı öldürdükten sonra girdiği hapishanede yaşadığı derin değişimi anlatan film unutulmazlar arasında.

  *****


Felon (Suç Çıkmazı) (2008)

Bir insanın normal giden hayatının ansızın nasıl altüst olabileceğini çok sarsıcı bir şekilde anlatan filmde evine giren bir hırsızı vuran kahramanımızın ailesinin dağılma sürecinin yanında hapishanede yaşadığı gerilim dolu süreç aktarılıyor. Stephen Dorff ve Val Kilmer başrolde.

  *****


The Green Mile (Yeşil Yol) (1999)

Frank Darabont ve Stephen King’den bir başka müthiş işbirliği. Tom Hanks’in başrolde olduğu filmin tartışmasız en ünlü karakteri bu yıl (2012) hayatını kaybeden Michael Clarke Duncan’ın canlandırdığı John Coffey’di. Gözü yaşlı devin fantastik hikayesi izleyenleri gözyaşına boğmuştu.

  *****


Tatar Ramazan (1990)

Kadir İnanır’ın ünlü “Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım!” repliğiyle bilinen film, otoritenin sorgulanması ve sosyal sınıflar arasındaki eşitsizlik gibi konularla ilgili yoğun ve esaslı bir alt metine sahip.

  *****


The Last Castle (Son Kale) (2001)

Ünlü oyuncu Robert Redford’un başrolde olduğu film, başarılarıyla efsane olmuş bir generalin bir operasyonda yanlış emir vermesi nedeniyle hapse girmesi ve sonrasında diğer mahkumlarla kurduğu ilişki sonrasında bir lider olarak ortaya çıkarak yönetimle girdiği zorlu mücadeleyi anlatıyor. James Gandolfini ve Mark Ruffalo filmin kadrosunda yer alıyor.

0 yorum:

Yorum Gönder

Sayfayı Paylaş

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

Ara

Powered by Blogger.
Bumerang - Yazarkafe
Copyright © Sinema Eleştirmeni | Powered by Blogger
Design by SimpleWpThemes | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com