Hitchcock (2012)




En son söyleyeceğimi en başta söylemeliyim. “Master of Suspense”(Gerilimin Ustası) olarak anılan Üstad Alfred Hitchcock’un meşhur Psycho (Sapık) filmini çekerken yaşadıklarını anlatan “Hitchcock” filmini izledikten sonra insanın aklında “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.” düşüncesinin oluşmaması gerekiyor. En azından Hitchcock’un dehasını biraz daha gözler önüne seren bir senaryoyu tercih ederdim.

Filmin kadrosu oldukça zengin, Anthony Hopkins (Alfred Hitchcock), Helen Mirren (Alma Reville), Scarlett Johansson (Janet Leigh), Danny Huston (Whitfield Cook), Toni Collette (Peggy Robertson), Jessica Biel (Vera Miles), Kurtwood Smith (Geoffrey Shurlock)… Oyunculuklarda ise Hellen Mirren dışında ekstra bir performans yok. Anthony Hopkins belki de yoğun makyajın da etkisiyle bize bir oyunculuk ziyafeti sunamamış. Zira Hopkins’in oyunculuğunda (bence) en güçlü yan gözleri, gözlerini ön plana çıkaramadığı için de bize o delici ve anlamlı bakışlarını sergileyemiyor. Ayrıca Hitchcock’un muzip yanı sanki biraz az yansıtılmış, bu yönetmen tercihi de olabilir tabii. Bununla birlikte Hellen Mirren güçlü oyunculuğu ve senaryonun da müsaitliği ile filmi çoğu zaman tek başına sürüklüyor. Altın Küre’ye aday olmuştu ama çok rahat Oscar’a da aday olabilirmiş.

Filmin Uyarlandığı Kitap
Filmin yönetmeni Sacha Gervasi’nin (The Terminal’in senaristi) ilk uzun metraj film deneyimi “Hitchcock”. Performansı fena değil ancak belki de senaryonun da etkisiyle benim çok görmek istediğim derin mevzulara pek gir(e)memiş Gervasi. Derin mevzudan kastım Üstadın filmlerine kattığı psikolojik altyapı ve Freudyen bakış açısı. Açıkçası ben Sapık’taki ünlü evde, annenin odası en üst kattayken, Norman Bates’in en alt katta işlerini halletmesinin psikolojik açıklamasının dâhil edilmesini isterdim. Bu durum Freud’un ünlü “id, ego ve süperego” (kavramın geniş açıklaması için wikipedia) kavramlarıyla açıklanan çok önemli bir mevzudur. Bu konuya girilse Üstadın dehasını izleyicinin anlaması daha kolaylaşabilirdi. Kısacası, filmin derinliği bence yeterli değil.

Bu filmi Hitchcock’u hiç tanımadan izleyen bir kişi, büyük başarının asıl mimarının Alfred Hitchcock değil eşi Alma Reville olduğunu söyleyecektir. Eşinin etkisi nasıl olursa olsun Hitchcock’u genel anlamda yaşlı, boğazına düşkün, inatçı, kıskanç ve sarışın meraklısı olarak göstermek bana doğru gelmiyor. Bunun yanı sıra, Hitchcock’un filmi nasıl yaşayarak çektiğinin şizofreniye atıfta bulunan sahnelerle gösterilmesi ve film sinemada gösterilirken seyirci tepkilerini özümseyerek takip etmesi hoş detaylar olarak göze çarpıyor.

Özet: Film kendini kesinlikle sıkmadan izletiyor ve 98 dakikalık süresi ideal. Benim notum 6,5/10.

Anthony Hopkins
Hitchcock (2012) Hitchcock (2012) Reviewed by Sinema Eleştirmeni on Pazar, Mart 31, 2013 Rating: 5
Blogger tarafından desteklenmektedir.